Sosyal Medya

Kediler İçin Tehlikeli 8 Gıda Maddesi

0 29 Haziran 2015

Dikkat edilmemesi durumunda bazı gıdaların alımı kediler için toksik etkiye sahiptir ve ölüme bile götürebilir. Mesela, fazla miktarda tuz ve şeker alımı kedilerde sindirim sistemi sorunları oluşturabilieceği gibi, felç geçirmelerine bile sebebiyet verebilir. Kendi yediklerimize özen gösterdiğimiz gibi kedilerimizin de ne yediğine dikkat etmemiz gerekiyor. Bu sebeple benzeri sorunlar açan gıdaları listeliyoruz. 1. Çiğ balık iç organları ya da yüksek oranda çiğ balık yenmesi Kedilerin doğuştan balıkçı olduğu efsanesi tam manasıyla gerçek değildir. Kediler balığı sevse de balık iç organlarını  ya da aşırı çiğ balık yemeleri durumunda kaslarda sertlik, ya da felç gözlemlenebilir. Bunun sebebi söz konusu parçaların B1 vitaminini yok etmesidir. Bu da kedilerde felce yol açmaktadır. Ayrıca bazı balıklar sindirimi engelleyen maddeler salgılattırır ve sindirim sorunu oluşturur. Bunun yanı sıra çiğ balık “Anisakis” adlı paraziti içerir bu da kediye mide sorunları yaşatır. 2. Tuz Kedilerde böbrek sorunları yaşanmaması için tuzu minimum almalıdır. Sağlıklı hazırlanmış dengeli kedi mamalarında bu ölçü ayarlanmıştır, ancak dışarıdan gıda takviyesi yapılması durumunda bu göz önüne alınmalıdır. Kardiyovasküler soru

0 25 Haziran 2015

Kene: Kene ve pire köpeklerde sadece kaşınma ve iritasyonu tetiklemez, aynı zamanda birçok probleme de sebep olur ve hatta kaale alınmadığında ölüme kadar götürebilir. Neyse ki kene ve pireye karşı önlem almak kolaydır. Keneler insan ve hayvan kanıyla beslenen parazitlerdir. Bu beslenme sırasında toksinleri vücuda enjekte ederler. Bu toksinler, iritasyona,  kene kaynaklı hastalığın bulaşmasına, hatta “Ixodes holocyclus” durumunda kene felcine bile sebebiyet verebilir. Veteriner hekimler her yıl kene sezonunda köpeklerde kene kontrolünün yapılması konusunda uyarıyorlar.  Felç kenelerinin boyları canlıya ne kadar süre yapıştıklarına göre değişir: İğne ucundan 1cm’e kadar boya sahip olabilirler. Gri ve açık mavi renge sahip olurlar ve 8 ayakları vardır. Bu ayakların ortadaki çifti açık renklidir, arkadaki çifti ise koyu kahverengidir. Korunma: Kenelerden korunmak için piyasada birçok ürün mevcuttur. Özellikle kene tasmaları güvenli ve verimli olmaları sebebi ile tercih sebebi olmaktadır. Uzun tüyler içinde keneyi bulmak ya da görmek zor olacağından, tüyleri kısa kestirmek de bir diğer yardımcı unsur olacaktır. Uzmanlar kenelere karşı, petinizin tüylerini günlük olarak kontrol etmenizi

0 22 Haziran 2015

Normal olarak kedi yavruları, anneleri ve kardeşleri ile en az iki ay geçirir. Annesiz kediler bulmanız durumunda, kedi yavrularını yerlerinden almadan önce annesini aramalısınız ve beklemelisiniz. Anne yavruları daha güvenli bir yere taşıyor olabilir ve bu esnada bir kısmını olmadık bir yerde bırakmış olabilir. Anneden erken ayrılmak yavruda sağlık ve davranış problemlerine sebep olur. Şayet yavru, anne tarafından terkedildiyse ya da annesi asla ortaya çıkmıyorsa bu durumda öncelikle ateşini kontrol etmelisiniz. Şayet çok üşümüşse, sağlık kontrolü için ya da hayata döndürmek için acilen bir veteriner hekime götürmelisiniz. Kedi yavruları 3 haftalık oluncaya kadar meme emmeli ya da biberonla beslenmelidir. Bu yaşlarda kimsesiz bir kedi yavrusu bulursanız;

  • Kedi yavrusu sanki annesinin yanındaymış gibi sürekli ılık bir yerde tutulmalıdır. Şayet siz yanında olamazsanız, yanına havluya sarılmış sıcak su torbası koyabilirsiniz. Havluya sarılması önemli aksi takdirde yavru kedi kendisini yakabilir. Kedi yavrularının vücut sıcaklıklarını korumak çok önemlidir. Kucağınızda tutmanız halinde ise bir havlu ya da battaniyeye sarmanızda fayda olacaktır.
  • İlk zamanlar her 3-4 saatte bir biberonla

0 19 Haziran 2015

Köpekler harika ve içten varlıklar olarak hayatımıza etki eden canlılardır. Karşılık beklemeksizin sadece sevgi verirler. İçtenlikleri şüphe götürmez. Köpeklerin insanoğlunun en eski dostlarından birisi olması boşuna değil. Londra, Goldsmiths Üniversitesi köpek psikolojileri üzerine araştırma yapmış ve 18 farklı senaryo durumunda sahipleri ve yabancıları kullanmıştır. Her senaryoda görevli insanlar yas tutmuş, konuşmuş fısıldamış ve fiziksel bir iletişim aramışlardır. Sonuçlar çok net; ağlayan, yas tutan ve fiziksel bir iletişim arayan kişilere köpekler anında yaklaşmışlardır. Çalışma bu kişi yabancı olsa da köpeğin herhangi bir karşılık beklemeden yardıma gittiğini ve kendi ihtiyaçlarını düşünmediğini ve oldukça empatik olduklarını göstermektedir. Karşılık beklemeden seven ve yardım eden bu canlılardan öğreneceklerimiz var. İnsan ister istemez, “etrafımızdaki insanlar daha az insan gibi, daha çok köpek gibi davransaydı dünya nasıl bir yer olurdu” demeden edemiyor. Bu çalışma köpeklerin zekalarını ve karmaşık yapılarını da inceliyor ve köpeklerle ilgili hiçbir şeyin çok basit olmadığını da vurguluyor. Sözkonusu çalışma epeyce ses getireceğe benziyor.

0 15 Haziran 2015

Hastalıktan korunmak için tüm petler özel bakıma ihtiyaç duyar. Kediler hastalanmaları durumunda hastalık belirtilerini gösterirler. Bu yazımızda vereceğimiz özet semptomlar kedinizin veteriner hekime görünmesi gerektiren bir durum olup olmadığını önceden anlamanızı sağlayacaktır. Unutmayın: Erken teşhis her zaman önemlidir! 1. Göz rengi ve parlaklığına dikkat edin. Sağlıklı kedilerde doğal renk ve parlaklık muhafaza edilir. 2. Kedilerde görünmez bir üçüncü göz kapağı mevcuttur, göz hasar aldığında gözü korumak için belirgin hal alır. Bu kötü habere işarettir, özellikle de göz yaşı, gözde renk değişimi gibi diğer semptomlarla birlikte görülüyorsa veteriner hekimi ziyaret etmek gerekmektedir. 3. Bir çok sağlıklı kulak, salgı ve kulak kiri olmadan, açık pembe renktedir. 4. Kedi kulağını kaşıyor ya da kafasını sağa sola sert şekilde sallayarak kaşıntıyı belli ediyorsa bu başka sorunlara işaret olabilir. 5. Kedilerde ağız kokusu, diş eti iltihabından kaynaklanabileceği gibi kendini temizlerken yutmuş olduğu çok sayıda tüyden de kaynaklanabilir. 6. Sağlıklı bir burun çatlama ve kuruluk olmadan pembe bir halde olmalıdır. Şayet akıntı varsa, zor nefes alıyorsa, hapşırıyorsa bir u

0 10 Haziran 2015

Genellikle neşeli, mutlu, eğlenceli karakterleri ile tanınan köpeklerin optimist olması beklenir. Oysa Sidney Üniversitesi’nde yapılan çalışmada bazı köpeklerin diğerlerine göre daha karamsar olduğu ortaya çıkmıştır. Köpeklerin optimist ya da pesimist olduklarını anlamak, gerek çalışma alanında, gerek günlük hayatta köpeğin rahatı açısından önem kazanmakta.

Çalışma sırasında köpeklere aralarında iki perde fark olan iki ses öğretiliyor. Biriyle süt, diğeriyle su ödül olarak veriliyor. Köpek bu iki sesi ayırdetmeyi öğrendikten sonra karışık sesler dinletiliyor. Şayet köpek karışık ses tonlarına tepki veriyorsa bu köpeğin iyi birşey olacağı beklentisine sahip olduğunu gösteriyor ve bu köpekler optimist olarak sınıflandırılıyor. Bu köpekler ne kadar optimist olduklarını da tepki verdikleri ses tonu belirliyor.

Çok optimist bir köpek su verildiğinde çalan ses tonuna yakın bir sese bile tepki veriyor. Çalışmayı yapan Dr. Starling “çalıştığımız köpekler içinde çoğunluğun optimist olduğunu gördük ancak bunun tüm köpekler için doğru olduğunu genellemek için çok erken” diyor. Öte yandan bu çalışma hali hazırda bireylere ve köpeklerle çalışan enstitülere köpeklerin duygusal yap

0 6 Haziran 2015

Yeni çalışmalara göre; – Kedi ve sahipleri arasındaki ilişki insanlar arasındaki bağa benzer, özellikle sahiplenen kişi kadınsa. – Kediler, özellikle çocukla bir tutuldukları evlerde, bazı durumlarda kontrol sahibidirler. – Kedi sahibinin cinsiyeti, kişiliği, ve yaşı bu ilişkiyi etkilese de kedinin cinsiyeti bu konuda önem taşımamaktadır. Kedi ve sahipleri arasındaki karşılıklı bağ tahmin edildiğinden çok daha yoğundur, özellikle kadınlar söz konusu olduğunda. Kediler insanlara özellikle kadınlara sosyal hayat arkadaşları olarak bağlıdırlar, Behavioural Processes dergisinde yayınlanan çalışmalar bunun sadece gıda sağlamak için olmadığını ifade etmektedir. – İnsan ve kedi arasındaki ilişki arasındaki dinamikleri inceleyen ilk çalışma bu ilişkinin insanlara arası bağla özdeş bir yapı sergilediğini göstermiş ve kedilerin bazen tüylü çocuk olarak algılandığını da ifade etmiştir. – Bu ilişkide gıda sevgi jetonu olarak kullanılmakta ve bu bağın temelleri doğadaki bebeklerle onlara bakanlar arasındaki ile benzerlik gösterdiği ifade edilmiş. – Viyana Üniversitesinde Konrad Lorenz Araştırma Merkezinde Kurt Kotrschal tarafından yönetilen çalışmada araştırmacılar 41 kedi ve sahibinin etkileşimini 4 farklı zaman aralığında incelemiş

0 4 Haziran 2015

Köpeğinizi Kandırdığınızda Köpeğinizin Bunu Anladığı Bilimsel Olarak İspatlanmış

Animal Cognition Dergisine göre Japon bilim insanları köpeklerin kendilerine yalan söylendiğinde anladıklarını tespit etmişler. Çalışmaya katkıda bulunanlardan Kyoto Üniversitesinden Dr. Akiko Takaoka BBC’ye verdiği röportajda “Köpeklerin bizim düşündüğümüzden çok daha gelişmiş bir sosyal zekaları olduğunu” ifade etmiştir. “Bu sosyal zekanın insanlarla yaşaması sürecinde tarih boyunca seçici olarak geliştiğini” de eklemiştir. Ekim ayında yayınlanan bu çalışmada bilim insanları 34 köpeğin bir insanla ve biri boş diğeri ödül dolu iki kapla olan etkileşimlerini incelemiştir. İlk üç çalışmada insan köpeğe ödül kabını işaret etmiş ve köpek peyniri almıştır. İkinci aşamada köpeğe her iki kabın içeriği gösterilmiş ve sonra da boş kap işaret edilmiştir. Üçüncü aşamada ilk aşamadaki gibi ödül dolu kap işaret edilmiştir ancak bu sefer köpeğin tereddüt ettiği gözlemlenmiştir. Sonuç, köpeğin üçüncü aşamada ilk aşamaya göre insana daha az güvendiğidir. Bu da köpeklerin kandırıldıklarında anladıklarını ve herşeyin tamamen güvenilir olmadığını bildiklerini göstermiştir. Deneyin daha ileri safhasında başka bir

0 1 Haziran 2015

Kedilerin sudan nefret ettiği ve suyu farkettikleri anda yağmur gibi kabul edip saklanacak bir yer aradıkları yaygın bir inanıştır. Aynı zamanda kedilerin bağımsız canlılar oldukları ve bu konuda da bağımsız oldukları ve kendi kendilerini temizleme yeteneklerinin de oldukları bilinir. Birçok kedi hiçbir zaman banyo küvetini görmemiştir ancak bu kedilerin bu korkuya sahip olmayacakları manasına da gelmez. Kedilerin banyo yapmak için eğitilebilmeleri birçok faktöre bağlıdır: Kedinizde banyo alışkanlığı yoksa ve sudan nefret ediyorlarsa böylesi bir travmatik deneyime ihtiyaç duymazsınız. Ancak kediniz saatlerce uğraşsanız temizleyemeyeceğiniz kadar kirlenmişse, çıkması zor bir sıvıya ya da boyaya bulanmışsa o zaman temizlemeniz sizin yararınıza olacaktır. Ya da komşu civarda yaptığı geziden çamurlu ve kirli olarak dönmüşse bu konuda yardıma ihtiyacınız olacaktır. Parazit ve diğer hastalıklar konusunda da endişelenmeniz doğaldır. Bu konuda veteriner hekiminiz size yardımcı olacaktır. Şayet kedinizi banyo küvetine alıştırmak istiyorsanız küçükken eğitmeniz gerekmekte. İlk banyo için ideal zamanlama 2-3 aylıkken olmalı. Bu yaşlar kedinin yeniliklere en çok adapte olduğu yaşlardır. Bunu enazında

0 28 Mayıs 2015

1. Köpekler içinde Border Collie cinsi köpek en akıllıdır. 2009 yılında British Columbia Üniversitesinde nöropsikologlar tarafından yapılan bir bilimsel çalışmaya göre köpeklerin zekası rahatlıkla 2 yaşındaki çocukla kıyaslanabilmekte ve birbirine denk çıkmaktadır. Ayrıca aynı çalışma Border Collie ırkının en akıllı ırk olduğunu da göstermektedir. Bu ırka ait köpeklerin birkısmı 200’e yakın farklı kelimeyi anladığı tespit edilmiştir.. En akilli 5 köpek ırkı şu şekilde ifade edilmiştir : Poodle, Alman çoban köpeği, Golden retriever, ve Doberman. Öte yandan avcı köpeği olan bulldog, küçük Beagle’lar (Snoopy cinsi) daha yavaş ve zor öğrenen köpekler olarak hatta sınıfın yavaş çocukları olarak sınıflandırılmışlardır. 2. Mammal ırkı dünyada en çok çeşide sahip ırktır. Günümüzde bu ırka ait popülasyonun en küçüğünden en irisine 400 milyon çeşit olduğu tahmin edilmektedir. Bu türde tüy, boy, kemik yapısı çeşitliliği araştırmacılar ve teoriler için ilham vericidir. 2010 yılında The American Naturalist bilimsel dergisinde yayınlanan çalışmada ırklar arasında çok büyük farklılıklar olduğu yayınlanmıştır. Bu büyük çeşitlilik gen yapısının anlaşılması açısından da köpekleri oldukça faydalı bir konuma getirmi